
[Ne ezik, büzük, sulu göz bir karakter böyle :) Eee elinden tutup kaldırmakta bize düşer el verelim kendine gelsin ..:) ]
........
........
Uzandığı kanepeden kalktı ,gözlerini sildi ., saçını düzeltti , pencereden karanlık sokağı izledi.
Anlamaya çalışıyorum duygularımı dedi..
Duyduğum acının derine inip neden kaynaklandığını bulmak söküp atmak istiyorum diye devam etti.
Yenilgi mi, başarısızlık mı, değersizlik mi, yeterince zeki yada uyanık yada kurnaz olamamak, salak durumuna düşmek mi? bunların dışında , dış görüntüm mü , çirkin miyim. Aklında bir sürü soru sağnak gibi geçiyordu.
Biliyordum aslında galiba en çok bile bile inanmak kendimi kandırmış olmak zoruma gidiyor dedi, O ezberlemiş aşk sözcükleriyle oyun oynayan bir , çocuk şimdi başkasıyla oynuyor biliyorum, sıkılınca başka biri ile .
Artık kendimi toparlamalıyım, kısa günün karı dedi güldü..
Ona mektup yazmasını önerdim..
Boş ve anlamsız baktı , neden olmasın dedim...
Çalışma masasından kalem ve kağıt verdim eline
Hitap yerini noktalayarak başladı..
“……………
Nereden başlayacağımı bilemiyorum..
Sürekli seninle konuşuyorum,sorular soruyorum cevabını kendim bulmak zorunda olduğum..
Sonun başını anlamıştım..Ulaşamadığımda meşgul olman yoğun olman bunlar hep birer işaretti..”Haksızlık yapıyordum suyu akışına bırakmalıydım..”söylediğin sözcükler bunlardan ibaretti.Seninle ilgili yaptığım tespitlere verdiğin cevaplarda , saçmalıyor olmam senaryo yazıyor olmamda ayrı bir işaretti…”
“”
Bu kadar yazdıktan sonra kağıdı buruşturdu çöpe attı..
Yapacak bir şey yok bitmesi gerekiyordu bitti,
Neyin sorgusu, neyin cevabı ne arıyorum bu şekilde dedi..
Ben sevdim, ben yücelttim, ben değer verdim . ben benim için olması gerektiği gibi yaşadım.. Ayrıca söylenen ezberlenmiş aşk sözcüklerine de ben inandım ya da inanmak istedim. Bu durumda kendi düşen ağlamaz değil mi dedi ve gülümsedi..
Haklı olduğu yer şurası diye devam etti ; ondan benim gibi sevmesini beklemek,
yok böyle bir şey ısmarlama sevgi yok yorgunum deyip kanepeye uzandı.
Söylediğine inanmak ister gibi ama yorgun, ama biraz kırgın, bir parça umutsuz yarın daha iyi olacak uyumalıyım diye yastığa başını gömüp örtüyü üstüne çekti..
…………..
Küçük İskender’den..)
Anlamaya çalışıyorum duygularımı dedi..
Duyduğum acının derine inip neden kaynaklandığını bulmak söküp atmak istiyorum diye devam etti.
Yenilgi mi, başarısızlık mı, değersizlik mi, yeterince zeki yada uyanık yada kurnaz olamamak, salak durumuna düşmek mi? bunların dışında , dış görüntüm mü , çirkin miyim. Aklında bir sürü soru sağnak gibi geçiyordu.
Biliyordum aslında galiba en çok bile bile inanmak kendimi kandırmış olmak zoruma gidiyor dedi, O ezberlemiş aşk sözcükleriyle oyun oynayan bir , çocuk şimdi başkasıyla oynuyor biliyorum, sıkılınca başka biri ile .
Artık kendimi toparlamalıyım, kısa günün karı dedi güldü..
Ona mektup yazmasını önerdim..
Boş ve anlamsız baktı , neden olmasın dedim...
Çalışma masasından kalem ve kağıt verdim eline
Hitap yerini noktalayarak başladı..
“……………
Nereden başlayacağımı bilemiyorum..
Sürekli seninle konuşuyorum,sorular soruyorum cevabını kendim bulmak zorunda olduğum..
Sonun başını anlamıştım..Ulaşamadığımda meşgul olman yoğun olman bunlar hep birer işaretti..”Haksızlık yapıyordum suyu akışına bırakmalıydım..”söylediğin sözcükler bunlardan ibaretti.Seninle ilgili yaptığım tespitlere verdiğin cevaplarda , saçmalıyor olmam senaryo yazıyor olmamda ayrı bir işaretti…”
“”
Bu kadar yazdıktan sonra kağıdı buruşturdu çöpe attı..
Yapacak bir şey yok bitmesi gerekiyordu bitti,
Neyin sorgusu, neyin cevabı ne arıyorum bu şekilde dedi..
Ben sevdim, ben yücelttim, ben değer verdim . ben benim için olması gerektiği gibi yaşadım.. Ayrıca söylenen ezberlenmiş aşk sözcüklerine de ben inandım ya da inanmak istedim. Bu durumda kendi düşen ağlamaz değil mi dedi ve gülümsedi..
Haklı olduğu yer şurası diye devam etti ; ondan benim gibi sevmesini beklemek,
yok böyle bir şey ısmarlama sevgi yok yorgunum deyip kanepeye uzandı.
Söylediğine inanmak ister gibi ama yorgun, ama biraz kırgın, bir parça umutsuz yarın daha iyi olacak uyumalıyım diye yastığa başını gömüp örtüyü üstüne çekti..
…………..
Küçük İskender’den..)
"kadavra sessizliğiyle çıkalım her sevdadan
her sevda bin kavgaya denk gelsin
kelebek ölüsü taşıyan cenazelerin peşinde
durgun, erdemli, ama sıradan” ...
a.delon&dalida-parole parole
a.delon&dalida-parole parole